Bugün 8 Eylül Dünya Okuma Yazma Günü

“KIZLAR OKUMAZ’ DEDİ BÜYÜKLER VERMEDİLER…”

Asiye Hanım Karadenizli, çok becerikli bir kadın; dantel örüyor, bahçesinde sebze yetiştiriyor, satıyor, hesabı da kuvvetli, kısacası on parmağında on marifet… Bir de büyükleri “Kızlar okumaz” demeseymiş kimbilir daha neler yaparmış.

İşte kendisiyle yaptığım röportajın ilk bölümü, üç bölüm daha var.

Bugünkü ilk bölümde neden okula gidemediği ve çocukluk yıllarında neler yaptığını anlatıyor.

Asiye K.

asiye

 

OKUL / EĞİTİM

Asiye Hanım neden okuma yazma kursuna katıldınız?

Biz de bir şeylere erişelim, biz de bir şeyler bilelim, okumamız olsun diye katıldık. Bi yerlere gittiğimiz zaman kimseye “Şu nasıl olacak?” diye sormayalım diyerek. Büyüklerimiz zamanında bizleri vermediler.

“Kızlar okumaz” dedi büyükler…’

Neden okula gidemediniz?

İşte büyüklerimiz…. Yolumuz çok uzak idi ve babam yok idi. Annem tek başına bi bayan idi. “Kızlar okumaz” dedi büyükler vermediler ama biz şimdi büyüklerimizin sıkıntısını çekiyoruz yani. Biz de isterdik… Okumuş olsaydık bi yerlere erişmiş olsaydık, erkeklerimizin eline bakmasaydık yani çok güzel bi şey. İnsanlar okuyo her yere gidiyo bi masa başında oturuyolar…. Ama bi yere gittiğin zaman küçümsüyolar seni. “Aaa okur yazarlığın yok mu” diyolar sana. Bi otobüsün şoforüne sorduğun zaman “Aaa hanım baksana ordan” diyo ama insanlar bilmiyo ki insanların okuma yazma bilmediğini ama insan müteessir oluyo. Büyüklerimizin hatasını biz çekiyoruz üzülüyoruz.

Sadece kız çocuklar mı gönderilmedi okula ailenizde, erkek kardeşleriniz gönderildi mi?

Büyük abim öğretmen, büyük ablam okumadı, onun peşindeki ablam okumadı, göndermedikleri için… Ortanca abim öğretmen, küçüğüm var o okumuş. Kızları okutmadılar yani, bizim ailede kızların hiçbiri okumamış yani.

O zaman abileriniz ilkokuldan sonra eğitimlerine devam etmiş ama kızları okutmamışlar öyle mi?

Tabii.

Köyünüzde okula gidebilen kız çocuklar oldu mu?

Oldu, oldu, arkadaşlarımız hep gitti. Bizim babamız yok idi, baba olmadığı için anne tek başına hangi yana şey etsin, onun için göndermediler bizi. Amcamın kızları vardı onlar hep gittiler okudular.

‘Kız el evine gidecek, el evinde çilesini çekecek…’ 

Peki eğitimlerini devam ettirdiler mi onlar ilkokuldan sonra?

Yok, ilkokul… Kız kısmı okumaz diye.

Erkek çocuklara eğitim konusunda öncelik mi veriliyordu?

Tabii.

Neden sizce?

Onlar erkektir.

Ne oluyor erkek olunca?

Baba ocağını tüttürecekler onlar okuyup da yani adam olmaları lazım. Kız da el evine gidecek, el evinde çilesini çekecek nası olsa.

El evinde muhakkak çile mi çekiliyor? Bu, baştan belli ve kabul edilmiş bir durum mu?

Mutlaka hocam.

‘Evde bi köle gibi kullanıyolar yani seni, yani gelinleri….’

Öyle mi ?

Eee eziliyosun el evinde yani okuma yazman…. Afedersin şey gibi kullanıyolar seni, hizmetçi gibi. Okuman yazman olsa hiç olmazsa gider bi masa başında otururdun. Hiç olmazsa evdeki şeyden kafan dinç olurdu ama şimdi “Onu getir bunu götür, o hizmeti yap, bu hizmeti yap” diyolar sana. Evde bi köle gibi kullanıyolar yani seni, yani gelinleri bi köle gibi görüyo insanlarımız.

Sadece okuma yazma bilmediği için mi böyle sizce?

Evet evet bilse yapamazlar.

Peki, okuma yazma öğrendikten sonra neler değişti hayatınızda?

Çok şeyler değişti. Mesela otobüse bindiğim zaman şöföre sormuyorum “Nereye gidiyosun?” diye. Bi bankaya gittiğim zaman ne olacağını en azından biliyorum. Ondan önce hiç bilmiyodum. Okmeydanı Hastanesi’ne gittiğim zaman “Hangi kapı?” diye soruyodum, bazen cevap veriyolar bazen vermiyolardı. Sona nerde bekleyeceksin, nerde muayene olacaksın ama şimdi en azından onları biliyoruz ama başka… mesela hesaptan yana, hesabım çok kuvvetli.

Evet siz iyisiniz o konuda.

Evet kursa gelmeden önce de biliyodum onu. Hesabım kuvvetli ama okuma yazma olmadığı için ne bilirsen bil yani farketmiyo.

“Şimdi bizleri saymıyolar ki ne desek boş.”

Peki okula gitmiş olsaydınız nasıl bir meslek seçmek isterdiniz?

Okula gitmiş olsaydım avukat olmak isterdim, insanlara yardımcı olmak isterdim.

Diyelim avukat oldunuz, meslek sahibi olmak ne değiştirirdi hayatınızda?

Çok şey değişirdi. Bu durumdan daha bi üstün insan olurduk, daha saygı görürdük. Şimdi bizleri saymıyolar ki ne desek boş.

Öyle mi?

Evet.

Bu durumda sizi okula göndermediği için annenize kırgınmısınız?

Çok kırgınım. İsterdim benim de bi okumam bi mesleğim olsun. Öyle ya el evindeyiz şimdi. Yarın bi gün el evinde başına bi hal geldi kendi kendini yönetmen lazım. Kocandan hariç kendi kendini yönetmen lazım. Gerçi kazanıyoruz şimdi de, kazanmıyoruz diye bir şey yok. Demirciköy’de koca bahçe yapıyorum, satıyorum yazın. İnek yaptım, bahçede her şeyimi yaptım hala da yapıyorum satıyorum.

Çevremden diyolar ki “Okuycaksın da ne olacak?”

Ne güzel.

Ev işlerine gidiyorum, çalışıyorum yani, gene de çalışıyorum. Bi boş durduğumuz yok ama isterdik ki daha yüksek bi alanda çalışalım.

Kadınların çalışması gerek…..

Şimdi hocam hayat müşterek, tek el ötmüyo. İki kişi olunca bi şeye sahip oluyosun yani.

Çevreniz nasıl karşılıyor okuma yazma kursuna gelmenizi?

Çevremden diyolar ki “Okuycaksın da ne olacak?”

Niye böyle diyorlar acaba?

“Bu yaştan sonra okuycaksın da avukat mı olucaksın?” Hem de kayınpederim dedi bunu bana yabancı da değil. ‘Ne lâzım sana okumak yazmak, gel bize hizmetkârlık yap’, başka neden?

YARIN. 2.BÖLÜM: ÇOCUKLUK

Bugünkü bölümü kapatmadan son olarak 2012 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre okuma yazma bilmeyen kadın nüfus oranını da vereyim hemen: Tüm Türkiye’de % 7 (yüzde yedi)…

Bu oran sizce de çok yüksek değil  mi?  Hele de dünyanın onaltıncı büyük ekonomisine sahip olmakla övünen bir ülke için…

Ne dersiniz?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *