Emine Hanim

emineHanim

Altı yıl önce AÇEV’e bağlı okuma yazma kursu verdiğim merkezde öğrencim olduğunda tanıdım Emine Hanım’ı.

1950 yılında Ordu’ya bağlı Mesudiye’de doğmuş. Okul çağına geldiğinde köylerinde okul yokmuş.

Okul  yapıldığında da dedesi “Kız kısmısı okula gitmez, evlenince mektup mu yazacak? Erkek çocuğu değil ki okula gitse bi gün askere gidince mektup yazsa” demiş ve öylece daha başlamadan bitmiş okul hayatı.

Çok istiyodum okumayı yazmayı. Evde herkes gaste okuyo, kitap okuyo ben kalıyodum. Eşim gaste okuyo ben böyle mahçup duruyodum. O yüzden çok istiyodum okumak. Tek gidemiyodum bi yere, bi şey bilmiyosun, yanıma yardımcı alıyodum çocuklarımı. Şimdi çocuklarım da gitti, tek kaldım.”

Eskiden çocuklarıma “Kızım bunda ne yazıyo?” diyodum. Bazen okumadıkları zaman sinirleniyodum. Ama şimdi okuyorum, yavaş yavaş da olsa okuyorum, daha iyi oldu. Ama beyim de dedi “Bunu iyice okuyana kadar git” dedi “Evde ne işin var git oku” dedi en çok da beyimin desteğiyle geldim. Çok destek verdi Allah onun ömrünü uzun etsin.”

Oysa dedesi eğitimli olmanın mektup yazmanın çok ötesinde beceriler kazandırdığını, bir insanın tüm yaşamını değiştirebilecek gücü olduğunu bilseydi eminim böyle söylemezdi. Kız kardeşlerinin hiç biri okula gönderilmemiş ama erkek kardeşlerin hepsi ilkokulu bitirmiş. Epey bir kırgın ses tonuyla Babam büyük abimi sırtına aldı götürdü, okuttu” diyor. “Kız çocuklarına çok büyük haksızlık yapıyolar. Erkek çocuklarına daha çok düşkün oluyolar, kız çocuklarına düşkün olmuyolar, orda hata yapıyolar” diye de ekliyor.

Kız çocuklarını değersiz buluyorlardı, hiç önem vermiyorlardı. Benim dört kızım bir oğlum var. Ben kız çocuklarına erkek çocuklardan daha önem veriyorum. Hepsini okudukları yere kadar da okuttum.”

Emine Hanım okutmuş kendi çocuklarını, çünkü şehre gelince eğitimin değerini anlamış. Oysa dedesiyle beraber annesi de istememiş okula gitmesini. Annesinin neden istemediğini sorduğumda;

“Annem niye istiycek, geride çocuklar var bakmak istiyo, iş var işe yardım edicez, bahçe çapalıycaz, ee yetişkin kız okula gidince… Baktı ki elimden her iş geliyo ne yapıcak kaydımı sildirdi işte, annem deseydi ‘Bırak gitsin’ okurdum ama ’Evde yardım etsin bana’ diyo işte. Kızlar çalışıyo, oğlanlar da oyun oynuyo…”

“Hiç çocukluk hayatı yaşadığımı bilmiyorum. Evde fazla temizlik yapmazdım ama kardeşlerime bakardım, bahçeye giderdim babamla en çok, babama yardımcı olurdum, çapalardım, tarlada patates ekiyoduk, getirir götürürdük, çiftçilik yapardık, öküzlerimiz vardı. Hiç çocukluk hayatımızı yaşamadık. Onbeş yaşına geldik bizi verdiler, evlendirdiler zaten. Hep aynıydık, kızlar hep aynıydı. Farklı olan pek yoktu. Bahçesi çok olan çok çalışıyodu, az olan az çalışıyodu. Anneler de zaten biri beşikte bi daha doğuruyodu.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *