Inci Ogretmen – 3

Biz neden bir türlü öğrenemiyoruz şu İngilizce’yi?

inci3

Türkiye’de çoğu anne baba çocuklarının İngilizce öğrenmesi için çırpınır, elinden geleni yapar,paralar harcar ama sonuç malum.. Neden böyle sizce?

Bunu tek bir sebeple açıklamak mümkün değil. O kadar farklı etkenler var ki;

– En başta dil eğitimini ülkenin genel eğitim başarısından soyutlayamazsınız. Eğitimde halledemediğimiz pek çok sorun dil eğitimindeki başarıyı da olumsuz etkiliyor;

– Başarılı bir dil eğitimi için gerekli olan öğrenciyi iyi motive edecek öğrenme teknikleri,

– Bu teknikleri uygulayacak bilgi, birikim ve yeterliliklere sahip öğretmen eksiği

– Dili doğal şartlarda duyma, konuşma fırsatlarının eksikliği, okul dısında yabancı dili kullanma olanaklarının olmaması ya da kullanılmaması

– Anadili iyi konuşma ve öğretme konusundaki sıkıntılar,

– Öğrenilmeye çalışılan dilin kültür ve yaşantılarından uzak olup bağlantı kuramama,

– Dil öğretimine küçük yaşlarda başlayıp doğru metodlarla dili öğretememe, bizi dil öğrenememe kısırdöngüsüne götürüyor.

Başka bir konu da;  daha en baştan toplumda dil öğrenme konusundaki yargılar, tecrübeler, etraftaki insanlardan duyulanlar öğrenen kişide daha en başta kaygı ve motivasyonsuzluk yaratmakta. Bu tür stress ve kaygıların bir şeyleri öğrenmede ne kadar etkili olduğu bilinen bir gerçek. Bu durum, öğrencilerin farklı yapıdaki karakterleriyle birleştiğinde dili kullanmakta hata yapmaktan korkan,  üstelik sınıf ortamı gibi suni bir konuşma ortamında derse katılmayan, katılmadıkça da dersden kopan ve ilerleme kaydedemeyen öğrenci tiplerinin oluşmasına yolaçmakta. Üstelik bizim aile, eğitim ve çocuk yetiştirme konusundaki özgüven sorunumuz, stress ve kaygılı bakış açımız bu sorunu daha da körüklüyor.

Sonuçta uygun şartlar sağlanıp doğru yöntemler kullanıldığında,  iyi motive edildiğinde  herkes dil öğrenebilir.

Siz hem devlet okullarında hem de özel okullarda çalıştınız. Öğrencilere verilen İngilizce eğitiminin kalitesi açısından bir kıyaslama yapmanız mümkün mü?

– Özel okullarla devlet okullarını kıyaslarken yapılan en büyük hata; bütün özel okulları veya bütün devlet okullarını kendi kategorileri içinde aynı seviyede görmek. Yıllar içinde genel başarı ve İngilizce eğitim kalitesi açısından değişimler oldu. Genel olarak artan nüfus karşısında eğitim olanakları ve bunların nitelik olarak iyileştirilmesi konusunda başarılı olunduğu söylenemez.

– Buna en bariz örnek benim ilk mesleki yıllarımda ki çalışdığım ikinci okuldu; yeni açılmış, fiziki şartları son derece iyi, öğrenci sayısı makul bir devlet okulunda çok başarılı ve zevkli dönemleri yaşadık. O dönemlerde mezun olanlar da bir devlet okulunda okumalarına rağmen çok başarılı sonuçlar alabildiler. Bunun gibi o dönemde devlet okulu olmasına ragmen, kıyaslandığında başarı çizgisini yakalamış epey okul vardı. Özel okullar ise sayı olarak bu kadar fazla değildi. Onların arasında da eğitimi diğerlerine göre daha iyi yapanlar vardı ama sayıları azdı. Yıllar içersinde her ikisinin, özellikle de özel okulların sayısı arttı.

– Özel okullar devlet okullarına göre daha küçük sınıflardan dil eğitimine başladıkları için özellikle ilk yıllarda bu konuda çok daha avantajlılardı. Bu arada küçük yaşta dil eğitimine başlamanın daha rahat ve iyi öğrenme konusunda bir avantaj olduğu bilimsel bir gerçek. Çoğunun fiziksel şartları, öğrenci sayıları, kullanılan kitap ve kaynakları, yabancı eğitmen bulundurmaları yabancı dil eğitimi açısından özel okulları daha avantajlı hale getirdi. Bu avantajların yanına özel okulların daha esnek ve yeniliklere açık karar alma ve uygulama sistemlerini , maddi olanaklarını ve dil için gerekli destek verebilecek çevre ve aile koşullarını da ilave etmek gerekir.

İnci Öğretmen’le görüşmemiz burada bitmedi, bir bölüm daha var…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *